T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI MUĞLA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ

Bodrum Türküleri

BODRUM TÜRKÜLERİ

Bodrum Türküleri, zengin bir halk müziği yapısına sahiptir. Muğla ve komşu illerle ortak birtakım özellikler göstermekle birlikte gerek oluştuğu ve hâkim olduğu bölge gerekse içerdiği öncelikli tema, ölçü, icrada kullanılan çalgılar gibi özellikler itibariyle farklılıklar gösterir.

Bodrum-İzmir karayolunun altında kalan, batıya doğru uzanan bölge, Bodrum Türkülerinin ya da Bodrumlaşmış türkülerin hâkim olduğu alandır. Bodrum Türküleri, “Sıralavaz” (Sıralı Ovalar) olarak adlandırılan sınırdan Turgutreis (Karabağ)’e kadar olan yerleşim alanlarını kapsar.

Bodrum’un türkü karakterinde zeybek tavrı ve üslubu hâkimdir. Bölgedeki ezgilere ve oyunlara yöre insanı tarafından zeybek denmesi de bu üslupla ilgili hâkimiyetin bir ifadesidir.

Bodrum’da türkülerin çoğunluğu “Ayve Dibi”, “Çekirgenin Taburu”,“Demirciler”, “Dirmil Havası”, “Gün Görünmez Melengicin Dalinden”, “İliman Çalıları”,“İrmeden Gel İrmeden”, “Karabiberim”, “Pembeli Basmam Pembeli” vb.inde olduğu gibi 9/8 zamanlıdır. “Hana Vardım Han Değil”, “Şah Boylum” gibi 9/4, “BodrumHakimi”gibi 2/4 şeklinde farklı ölçülü türküler de olmakla birlikte bunların sayısı daha azdır. Oysa Bodrum’un Mumcular Beldesinden itibaren Milas, Yatağan, Muğla-Merkez, Ula gibi yerlerde 9/8’lik ölçüde türküler daha az, 9/4 ölçülü türküler daha çoktur.

Çevre il ve ilçelerdeki sözsüz zeybekler burada görülmez. Başka bir deyişle zeybek havaları çalınırken türküsü de okunur. Ayrıca uzun hava formunda türküler yoktur. Oysa Bodrum’un yine Mumcular (eski adı: Karaova) Beldesinden itibaren Milas’a doğru gidildikçe türkü okuma ve çalmada tavır değişir. Mumcular’dan itibaren Milas, Yatağan ve Muğla merkeze bağlı yerlerde “Kadıoğlu Çeşitlemeleri”,“Milas Zeybeği”, “Dert Osman Zeybeği (Yatağan)”, “Marmaris Zeybeği”,“AydınJandarması”,  “Söğüt Zeybeği”, “Rodos Zeybeği/Kordon Zeybeği” vb. inde olduğu gibi sadece enstrümanla icra edilen sözsüz zeybekler vardır.

Bodrum türkülerinde öne çıkan tema; Garabüberim/Zerdali Çiçeklendi, Şahboylum, Nalbandım, Gün Görünmez Melengicin Dalından, İrmeden Gel İrmeden, Çekirgenin Tabırı, Keklik, Bilalim (Belalım), İstanbul’dan Geçer Gayıklar, Çatalcam, İğdenin Dalleri Pembeli Basmam Pembeli, İliman Çalıları vb. türkülerinde olduğu gibi aşk ve sevgidir. Ölüm temasının işlendiği türkü; Tosun Memed, Çökertme, Yörük Kızı, Satıoğlu, Dirmil’in Türküsü vb. türkülerde olmak üzere daha azdır. Oysa Muğla-merkez ve merkeze bağlı yerleşim alanlarında sevgi yanında ölüm temalı, ağıt karakterli türküler de ön plandadır.

Her türküde olduğu gibi Bodrum türküleri de yaşanmış bir takım olaylar üzerine oluşturulmuş, öykülü türküleridir ve öyküleri icracıları tarafından bilinir. Çağımızda her şey hızla değişip bazı kültürel değerler hızla yok olurken, bu türküler öyküleriyle birlikte günümüze kadar gelmeyi başarmıştır.

Bodrum, coğrafi konumu dolayısıyla farklılıkları olmakla birlikte kuşkusuz Muğla ve komşu illerin halk müziği ile de etkileşmiştir ancak özellikle gerek türkülerin icrasında kullanılan bazı çalgılarda gerekse icra edilen bazı türkülerde ada etkisini görmek mümkündür.

1900’lü yılların başına kadar Bodrum türkülerinde saz, cura, kabak kemane, keman, darbuka, davul ve kaval kullanılırken 1900’lü yıllardan itibaren ud, cümbüş bazen de klarnet gibi klasik sazlar geleneğe girmiştir. Bu tür enstrümanlar yörede “ince saz” veya “ince çalgı” olarak adlandırılır.

Bodrum ile Kos (İstanköy) adası arasında geçmişte ekonomik ve sosyal açıdan yakın ilişkiler olması her iki yerin kültürlerine ve tabi ki türkülerine de yansımıştır. Örneğin İstanköy’de yaşanan bir olay üzerine yakılmış “Tosun Memed” türküsü Bodrum’a taşınarak günümüze kadar gelmiştir. Bu türküye konu olan olay, İstanköy’de bugün açık hava müzesi olarak kullanılan eskiden ise otlak olan yerde geçmiştir. Sözü edilen ve sahipsiz olan bu otlağı geçmiş zamanda Derviş Ağanın Mustafa adlı bir kişi sahiplenir. Asbalının Tosun Memed de hayvanlarını otlatmak için otlağa gelir. Derviş Ağanın Mustafa, Tosun Memed’i uyarır ancak Tosun Memed otlağa gelmekten vazgeçmez. Derviş Ağanın Mustafa da otlağın duvarları üzerine sarılmış asma ve tehnel (defne) yaprakları arasına gizlenerek Tosun Memed’i beklemeye başlar. Memed gelince Mustafa ateş eder ve Memed yaralanır. Tosun Memed’in annesi, bu olay üzerine “Tosun Memed” türküsünü yakar. Memed aldığı yaralar dolayısıyla hayatını kaybeder, Derviş Ağanın Mustafa da Sakız Adası’nda hapse atılır. Türkünün ilk dörtlüğü şöyledir:

Gemiler posta posta,

Asbalı karısı yasta,

Dervişağa’nın Mustafa,

Sakız’daki mapusta.

Bodrum Türkülerinin diğer bir özelliği de çıkışana konu olan olaylar ve kişiler itibari ile bazı türkülerin birbiriyle bağlantılı olmasıdır. Bu durum yörede “sacayağı” olarak kabul edilmektedir. “Yörük Kızı”, “Çökertme” ve “Satıoğlu” türküleri sacayağı olarak nitelendirilen türkülerdir.

Yıllar önce Bodrum’da Bekiroğlu Tepesinde yaşayan Ali ve Emine çiftinin Halil, Aşa, Mustafa ve Zeliha ismini verdikleri çocukları olur. Ali, demircilikteki ustalığı ile çevresinde “Ali Usta” olarak isim yapmış biridir. Ali Ustanın büyük kızı Zeliha büyüdükçe güzelleşip çevredeki delikanlıların dikkatini üzerine çekmeye başlamıştır. Madanlar, Kabaranlar ve Kapılılardan olduğu söylenen o zamanın bazı zengin delikanlıları bir gün Zeliha’yı dağa kaldırarak, namusunu kirletirler. Zeliha’yı kaçıranlar, dağ köylerinde Zeliha’yı 4-5 ay gezdirdikten sonra köyün bir zengini olan Madanların Hüseyin Ağanın evine bırakırlar. Bu kişi de Zeliha’nın babası Ali Ustaya haber gönderir. Ali Usta, Zeliha’yı almaya oğlu Halil’i yollar. Halil, kardeşini aldıktan sonra dönerken yolda kardeşine, tecavüz edenin kim olduğu sorar. İlk düşüncesi, tecavüz edeni öldürmek iken tecavüz edenlerin kalabalık olduğu öğrenince kız kardeşini öldürmeğe karar verir ve nitekim de öldürür. Zeliha’nın başına gelenlere yananlar da sacayağının ilk ayağını oluşturan “Yörük kızı” türküsünü yakarlar.

Halil, Zeliha’yı öldürdükten sonra ailesine hakkını helal etmelerini söyleyerek dağlara ilk çıkışını yapar ve efeliğe başlar. Efelik sürecinde yaşadıkları, Kör Bayram’ı öldürmesi, davet edildiği İstanköy’deki bir düğünde ihbar üzerine yakalanarak Bodrum Kalesinde hapis yatması, bir süre Akçaalan’da yaşaması, Çakır Güssün’ü kaçırması, vb. birtakım birbirini takip eden olaylar zinciri neticesinde Çerkes Kaymakam, Halil Efe için vur emri çıkartır. Halil Efe, Çökertme’ye geçerek oradan adalara kaçmak üzere yola çıkar. Teknede bulunan Rum Kosta Paho,  Halil Efe’yi tuzağa düşürerek Çakır Güssün’le beraber içkilerine koydukları balık ağısı zehiriyle uyutur ve Bitez’e getirir. Paho bir adamını Bodrum’a göndererek durumu Çerkes Kaymakama bildirir. Çerkes kaymakam Halil Efeyi yakalatmak için karadan ve denizden kuvvet gönderir. Denizden gidenler Golcu Başı, Barka’nın Ali Kaptan ve arkadaşlarıdır. Barka’nın Ali, arkadaşlarıyla birlikte Halil’i yakalar, bacağından yaralar ve Bodrum’a getirir. Halil Efe, Çerkes Kaymakam’ın emri ile öldürülerek gizlice gömülür. Bu olay üzerine sacayağının ikinci ayağı olan “Çökertme” türküsü yakılır.

Halil’in, Çerkes Kaymakam tarafından yakalanıp öldürülmesinden bir yıl kadar sonra Bodrum’da kaçakçılıkla uğraşan Satıoğlu Ali adında bir kişi, Barka’nın Ali’yi öldürür. Satıoğlu Ali, Halil’in arkadaşıdır. Bu olay üzerine de sacayağının üçüncü ayağı olan “Satıoğlu” türküsü yakılır.

Halen bilinen ve çalınıp okunan bazı Bodrum Türküleri şunlardır:

·         Karabiberim/Zerdali Çiçeklendi Dalleri Pürçüklendi

·         Nalbandım

·         Ayve Dibi /Alıverin Tabancamı Doldurun

·         Gön Görünmez Melengicin Dalından

·         Yörük Kızı

·         Çökertme

·         Satıoğlu

·         Şahboylum/Gide Gide Yoruldum

·         İrmeden Gel İrmeden

·         Demirciler

·         Çekirgenin Taburu

·         Keklik

·         Bilalim(Belalım)/Hana Vardım Han Değil

·         Kıvrak Kerimoğlu

·         İstanbul’dan Geçer Gayıklar

·         Dirmil Havası (Evlerinin Önü)

·         Çatalçam

·         Sepetçioğlu

·         Tosun Memed

·         İğdenin Dalleri

·         Pembeli Basmam Pembeli

·         İliman Çalıları

·         Eydim Erik Dalını

·         Koca Kavak

·         Değirmenci

·         Sabahın Seher Vaktinde

·         Bodrum Hakimi

“Bodrum Hakimi” türküsü diğerlerine göre daha sonraki yıllarda 1954 yılından sonra oluşturulmuş ve ada etkisi özelliği göstermeyen bir türküdür.

Birçok Bodrum Türküsü Ülkemizde halk müziği sanatçıları tarafından icra edilmektedir. Bodrum Türkülerini icra eden yöreden bazı sanatçılar ise şunlardır:

·         Ender Kasal (İcra dalı: Bağlama ve ud)

·         Sevinç Kasal (İcra dalı: Ses sanatçısı)

·         Satıoğlu Kardeşler (İcra dalları: Ses sanatçısı, ud ve keman)

·         Rasim Eriş (İcra dalı: Ses sanatçısı ve keman)

·         Mehmet Karaöz (İcra dalı: Ses sanatçısı, darbuka vb. ritm saz.)

·         Erol Köse (İcra dalı: Ses sanatçısı, ud)

·         Mustafa Bacaksız (İcra dalı: Ses sanatçısı, cümbüş)

·         Mustafa Ergene (İcra dalı: Ses sanatçısı, ud)

·         Mehmet Uslu (İcra dalı: cümbüş, ud, keman) vb. (Vefat etmiştir)

 

Not: Katkılarından dolayı Mehmet Ali EREN’e (MUFAD) teşekkür ederiz.

Hazırlayan: Bircan KALAYCI DURDU

  (Folklor Araştırmacısı)