T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI MUĞLA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ

Yorgancılık

İNATLA YAŞATILMAYA ÇALIŞILAN GELENEKSEL EL SANATLARIMIZDAN BİRİ: YORGANCILIK

yorgancılık

    Pir’inin Hallacı Mansur olduğu söylenen ve geçmişte önem verilen mesleklerden biridir yorgancılık. Osmanlı döneminde padişahların seferleri, şehzadelerin sünnetleri gibi vesilelerle düzenlenen şenliklerde geçiş törenlerine katılan esnaf alayları arasında yer almanın yanında minyatürlere dahi yansımıştır. Osmanlı saraylarını, usta ellerin zengin motiflere, altın ya da gümüş teller, kıymetli taşlar eklemesiyle elde ettikleri ipek, kadife yorganlar süslemiştir.

    Bundan çok değil yirmibeş-otuz yıl öncesine kadar geleneksel el sanatı ürünü yorganlar Muğla’da da her ailenin hem kendi evinde hem de gelin ve damat olacak çocukları için hazırladıkları çeyizde olmazsa olmazlardan biriydi. Çocuk için beşik yorganı ve çocuk yorganı olmak üzere ayrı büyükler için karyola yorganı gibi ayrı yorganlar dikilirdi. Yorgancılara verilen siparişler de, düğün mevsimi olması itibariyle yaz döneminde daha çok yoğunlaşırdı. İşleri çoğalsa da yorgancılar bu durumdan memnundu çünkü bu sayede kendi geçimini sağlıyordu. Kıymet verilen bir meslek olduğu için talep ediliyor, yorgancı çırakları, kalfaları yetişiyordu. Bir yorgan ustası bugünkü durumu ise şöyle ifade etmektedir: “Biz eskiden öyle çeyiz atardık ki, sadece bir çeyizde 100 kilo, 150 kilo pamuk kullanırdık. Şimdi yirmi-otuz kiloyla iş bitiyor. Eskisi gibi çeyiz kalmadı artık. Yani köy kısmı olmamış olsa bizim meslek öldü.” Bu gelenek, pek çok yerde olduğu gibi fabrikasyon ürünü nevresimlerin ve elyaf, silikon dolgulu yorganların piyasa çıkmasıyla birlikte zayıflamış olsa da hala Muğla-Merkez olmak üzere Ortaca, Yatağan, Milas, Dalaman, Fethiye vb. ilçelerde yaşamaya devam etmektedir.

    İsmail Yasakçı, Murat Akarca, Berkan Arslan ve Mustafa Durgun Muğla’da yorgancılık mesleğini sürdüren dört ustadır.

    İsmail Yasakçı, yorgancılık işiyle yirmialtı yıldır uğraşıyor. Ustası, İzmir-Bayındır’dan gelme Muhittin Ballıca’dır.

    Murat Akarca; yorgancılığa 1970 yılında başlamış. Ustası, Trabzon civarından geldiği belirtilen Seyfettin Bostan’dır. Üç yıl çırak, dört yıl kalfa olarak çalıştıktan sonra oğlu Halil Akarca ile beraber yorgancı dükkânı açmış ve bu dükkânı sonradan oğluna devretmiş. İki tane çırak yetiştiren Murat Bey, oğlu ve kalfa Özcan Çetiner ile birlikte yorgan dikim işine devam ediyor.

    Berkan Arslan, yorgancılığa 13-14 yaşlarında başlamış. Üç-dört yıl çıraklıktan sonra askerlik dönemine kadar kalfa olarak çalışmış.  Askerlikten sonra da açtığı kendi dükkânında yaklaşık 16 yıldan beri mesleğine devam ediyor.Yorgancılığı, İzmir-Bayındırlı Muhittin Ballıca’dan öğrenmiş.

     Mustafa Durgun, mesleği Trabzon-Akçaabatlı Abdurrahman Usta’dan öğrenmiş. İlkokulu bitirince başladığı yorgancılık işini üç yıl çıraklık, on yıl kalfalık, yirmiiki yıl da ustalık olmak üzere otuzbeş yıldır yapıyor.

    Geleneksel yorganlar, iplik ve iğnenin usta eller tarafından kullanımıyla oluşturulan dikişlerle ortaya çıkarılan çeşit çeşit motiflerin süslediği astar, pamuk ve yüz olmak üzere üç ana malzemeyle yapılan ince bir işçiliğin ürünüdür. Astar ve yüzün dört kenardan makinede birleştirilmesi dışında bütün dikişler elde yapılır.

    Yorgan ebatları; tek kişilikte 1.50 x 2.20 m., çift kişilikte 1.80 ya da 1.90 x 2 m. ya da 1.85 m. x 2.20 m., battal yorganda 2 m. x 2.20 m., bebek yorganında 90 ya da 1 x 1.50 m.dir.

    Yorgan için gerekli malzemeler; pamuk, astar ve yüz kumaşı, iğne, iplik, ince bir sopa, tebeşir, pergel, metre ve motif kalıplarıdır.

    Pamuk olarak, çekirdeğinden ayrılmış 4.5-5 kg. iyi cins koza pamuğu tercih edilir.  Ustaların dediğine göre, Muğla’da Savcın ve Akala en çok kullanılan pamuk türleri olup iyi cins pamuk, güneşi gördükçe kabaran pamuktur. Yorganda, isteğe göre yün de kullanılmakla beraber yaygın olarak pamuk kullanılır. Pamuk, atım makinesi aracılığı ile kabartılarak astar ve yüzün arasına doldurulmak üzere hazır edilir.

    Alt yüzeyi oluşturan astar kumaşı için pamuklu beyaz bezler, üst ve asıl yüzeyi oluşturan yüz kumaşı olarak ipekli ya da saten tek renk kumaşlar kullanılır. Basma yüzler de kullanılır ancak basma yüzlü yorganlar “basma dikiş” denilen yöntemle dikilen, motif işlenmeyen, işçiliği de az olan basit yorganlardır. Astar ve yüz kumaşı, ters çevrilerek makinede kenarlardan birleştirilir. Astar yüzeyin ortasında pamuğu doldurmaya yarayacak 1-1.5 m.lik bir açıklık bırakılır.

    İğne ve iplik, yorgan dikmedeki temel araçlardır. Muğla’daki ustalar, yorganda genellikle terazi marka ve iki numara iğne kullanıyor.

    Sopa, yorgan haznesi içine yerleştirilen pamuğun dövülerek dengeli bir şekilde dağılmasını sağlamak amacıyla kullanılır.

    Tebeşir, motif kalıplarının yorgan üzerinde işaretlenmesinde kullanılır. Pergel ve metre desenlerin yorgan yüzeyinde eşit dağılımını sağlamada işe yarar. Yorgan yüzeyinde desen oluşturmaya yarayan motif kalıpları da mukavva kâğıtlarla hazırlanır.

yorgancılık1

    Yorgan dikme; astar ve yüzün ters yüz olarak makinede çatılmasından sonra astarda bırakılan açıklık aracılığı ile iki yüzün arasına pamuk doldurulması, ters yüz edilen yüzün düzeltilmesi ve astarda bırakılan açıklığın “ağız dikişi” ile kapatılmasıyla başlar. Sopayla dövülerek iki yüz arasında dengeli bir şekilde dağılması sağlanan pamuğun dengeli dağılımını korumak ve kaymasını önlemek amacıyla ilkinin kenardan uzaklığı 25-30cm. içerde olacak şekilde yorganın kenarlarını çevreleyen dikişler atılır. Düz dikiş ya da kenar dikişi olarak ifade edilen ve yorganın kenarlarını çevreleyen bu çerçevelerin sayısı isteğe göre değişmekle beraber genelde dört sıradır. Kenar dikişleri yapılan yorganın üzerine motif kalıpları konularak tebeşirle işaretlenir. Pergel ve metre aracılığı ile gerekli hesaplamalar yapılarak desenler yüzeye dengeli bir şekilde dağıtılır. Motif ağırlığına göre bir yorganın, dikme süresi 1-3 gün arasında değişirken ömrü 30-40 yıldır.

    Bu ince işçilik sonunda, gelinlik kızların çeyizlerini, sünnet çocuklarının yataklarını doğadaki çiçekler kuşlar, meyveler gibi pek çok kaynaktan esinlenilerek ortaya çıkan motiflerin usta eller tarafından aksettirilmesiyle süsleyen yorganlar ortaya çıkar. Çerçeve, parke, beşgül, yonca, lale, menekşe, köşem lale, makaslı yaprak, tavus kuşu, kelebek, göbekli, ağır göbekli, döner göbekli, fiyonk, yelpaze, çarkıfelek, eski yıldız, pervane, baklava, yapraklı baklava, muz, mekik göbekli, çavuş, âşık, âşık yolu şaşırdı vb. pek çok motif arasından biri, yorganı sipariş eden kişinin beğenisine göre seçilerek yorgana aksettirilir.

    Yorgan ustaları, geleneksel yorgan talebindeki zayıflamaya bağlı olarak seçeneklerini genişleterek ayakta kalmaya çalışmaktadır. Yüzleri basma olarak ya da motiflerle bezenerek hazırlanan pamuk yorganlar yanında elyaf, silikon dolgulu yorganlar sunulan seçenekler arasındadır. Yan yana dikilmiş kumaş parçalarıyla oluşturulan motiflerin yüze dikilmesiyle veya değişik renk ve şekilde kesilen ve birbirine dikişle eklenen kumaş parçalarının yüzü oluşturduğu patchwork denilen “kırk yama” yorganlar da seçenekler arasındadır.

    Sunulan seçenekler arasında fabrikasyon ve kimyasal ürünler yerine hem sağlıklı olması hem de ürünün işçiliği ile ilgilenenler için en iyi tercih, el dikişiyle elde edilen motiflerin süslediği geleneksel pamuk yorganlardır. Muğla’da hala ayakta kalan yorgan dikimevlerinden birine uğrayarak yorgan işçiliğine yerinde tanıklık edebilir, motifleri yakından görebilir, seçeceğiniz bir modeli ustasına diktirebilirsiniz.

    Not: Katkılarından dolayı Murat AKARCA, Halil AKARCA, Özcan ÇETİNER, Berkan ARSLAN, İsmail YASAKÇI ve Mustafa DURGUN’a teşekkür ederiz.

Hazırlayan: Bircan KALAYCI DURDU

                                                                              (Folklor Araştırmacısı)