Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Muğla

Muğla
Haritalar
Turizm
turkuaz cennet
Anasayfa Site Ağacı Arama  
turkuaz cennet
Deve Güreşleri

DEVE GÜREŞLERİ

deve

         Deve güreşi, tülü olarak adlandırılan iki erkek güreş devesinin özellikler, tecrübe, güreş tekniği vb. esaslar çerçevesinde eşleştirilerek kontrollü ve sınırlı karşılaştırılmasından oluşan rekabet ve güce dayalı bir gösteridir.

 

Deve güreşleri, tarihine bakıldığında, kervancılar ve göçebe obalar arasında eğlence ve rekabet amaçlı obaların ve kervancıların dinlenme yerlerinde yapmış oldukları bir geleneksel unsur olarak görülmektedir. Zaman içinde deve güreşleri, kervancılık ve göçerliğin zayıflaması, develerin yerini modern araçların alması gibi nedenlerle uygulandığı doğal ortamını yitirmiştir. Deve de eti, sütü, derisi ve tüyünden yararlanılan bir hayvan olarak Anadolu’da daha çok yük ve binek aracı olarak geçmişte önemli bir işlevi yerine getirmiş ancak sonradan sözü edilen işlevleri kaybettiği için sayıları azalmıştır. Bugün yapılan deve güreşleri, elde edilen geliri okul, cami, spor sahası, spor kulübü, sağlık ocağı, yol vb. yararına kullanılmak üzere genellikle belediyeler ve dernekler aracılığıyla düzenlenen bir etkinlik şeklindedir.

 

Deve güreşlerinin gerçekleştirildiği tarih, develerin kızıştığı aralık ve mart ayları arasındaki dönemdir. Güreş tertip komitesi güreşlerden önce deve sahiplerini ziyaret ederek güreşe davet ederler.

 

Deve güreşleri ile ilgili önemli unsurlar şunlardır:

 

Deve güreştirenler

Deve güreşi geleneğinin uygulayıcıları; Yörük kültüründen gelen ve aile geleneği itibariyle geçmişte deve beslediği için devecilik kültürüne yakın olan bazı kişiler, ağa olarak ifade edilen bazı varlıklı kişiler, besicilik yapan ya da hayvan çiftliği olan ve deve güreşi merakı nedeniyle çiftliğinde diğer hayvanlarla birlikte deve yetiştiren bazı kişilerdir. Deve güreştirenler genelde erkeklerdir. Bayanlar nadir olarak görülür ki bunlar da deve sahibinin yakını (kızı, eşi vb.) ya da devenin bakıcılığını yapan kişilerdir.

 

Güreş devesi

deve            Tülü adı verilen güreş develeri tek hörgüçlü dişi “yoz deve” ile “buhur” denilen çift hörgüçlü erkek develerin çiftleşmesinden meydana gelen develerdir. Tülü, 4-6 yaşında güreştirilmeye başlar, sakatlanma yoksa ve sakatlanmasına yol açacak güreş teknikleri kullanmıyorsa 20-25 yaşına kadar güreşmeye devam eder.

 

Tülü, yetişkin güreş devesi için kullanılan bir adlandırmadır. Yetişkin olmayan, güreşi yeni öğrenen genç güreş devesi için kullanılan adlandırma “daylak”tır.

 

Güreşlere hazırlık kapsamında, ekim-kasım aylarında deveye “havut” adı verilen hatap, havan, boncuk süslemeler gibi çeşitli aksesuarlardan oluşan semer konur ve deve güreşirken sırtında bu havut olur.  deve 

 

 

            İlk havut töreni, yavru deve daylaklık dönemine geçtiğinde (dört yaşında) yapılır. Deve havutlanacağı zaman deve sahibi yakın akraba ve arkadaşlarını davet etmek suretiyle “havut töreni” yapar. Havut vurulan develer, her gün sabah-akşam 2-3 kilometre yürütmek suretiyle antrenmana tabi tutulur. 
 

Devenin beslenmesi, bakımı, güreşlere hazırlığı deve sahipleri ya da varlıklı deve sahiplerinin tuttukları “savran” olarak adlandırılan bakıcılar tarafından yapılır.


        Cazgır

 

Güreşle ilgili gerekli anonsları yapan ve güreşen develerle ilgili maniler okuyarak seyirciyi coşturan kişidir. Deve güreşlerinde okunan manilerden birkaç örnek şöyledir:

 

¾      Eski viran evlere diyorlar adına harap,

Rakibiyle güreşiyor Milas'tan Demirtaş Kardeşler'in Arap.

***                             ***

¾      Merhaba eller giderken aya

Biz kalıyoruz bu dünyada yaya.

Rakibiyle güreşmeye başladı

Bodrum'dan Ahmet’in goca ağa. Mahşallah!

***                             ***

¾      Pazardan aldım elmayı

İçi çıktı çürük.

Rakibiyle güreşmeye basladı

Bodrum’dan İlhan Dalga’nın Yörük.

***                             ***

¾      Keçi kellesinden yemem paça

Vurmuyorum keskin kılıcı taşa.

Rakibiyle güreşmeye başladı

Yalıkavak’tan Hasan Paşa.

 

Güreş ağası

Güreşlere yardım toplamak amacıyla yapılan halı gecesinde satışa sunulan halıyı satın alan kişi ağa seçilir.

 

Ağız Bağcılar, Urgancılar

                  deve
        
    Güreşler sırasında develerin ısırma riskine karşı ağzının bağlanmasından sorumlu iki tane ağız bağcı ve bir tane ağız bağı kontrolörü bulunur. Develeri ayırma görevi de onikişer kişiden oluşan iki urgancı grubu tarafından gerçekleştirilir. Sayıları onar kişiden oluşan iki urgancı grubu da develeri ayırma işinden sorumlu olur.

 

 

 

 

            Giyim-Kuşam

Geleneksel giyimde deve sahiplerinin kıyafeti, körüklü çizme, İngiliz kilodu (pantolon), gömlek, yelek, sekiz köşeli şapkadan oluşur ve boyuna poşu/poşi olarak adlandırılan şal atılır. Cazgırlar ve güreş ağaları da aynı şekilde giyinir.

 

Davul-zurna

Davul-zurna, güreşler süresince çalınan vazgeçilmez çalgılar olarak güreşin önemli unsurlarından biridir.

 

Deve Güreşlerinin Yapıldığı Yerler

Geçmiş yıllarda Fethiye-Çamköy, Milas-Ören Beldesi ve Bafa Beldesinde deve güreşi yapılmıştır.

 

Geleneği hala devam ettiren yerler ise Yatağan ilçesi, Milas ilçesi, Milas-Selimiye Beldesi, Bodrum ilçesi, Bodrum-Turgutreis Beldesi, Bodrum-Ortakent-Yahşi Beldesi, Bodrum-Yalıkavak Beldesi ve Bodrum-Mumcular Beldesidir.

 

Deve Güreşinin Yapılması

Güreşler, bir gün önce “halı gecesi” olarak ifade edilen ve gelen deve sahiplerinin ağırlanması, birbirleriyle kaynaşması, güreşler için yardım toplanması vb. amaçlarla gerçekleştirilen geceden sonra başlar.

 

Halı gecesinde bazı yerlerde bir halı açık artırmaya çıkarılır ve bu halı en yüksek fiyatı veren kişide kalır. Halıyı alan kişi aynı zamanda güreş ağası olur ancak güreşlere yardım toplamak amacıyla yapılan açık artırmaya halı çıkarma ve güreş ağası seçme geleneği genellik gösteren bir uygulama değildir.

 

Güreşler, halı gecesinin ertesi günü sabah dokuz-on sıralarında güreşlerin iyi geçmesi temennisiyle yapılan duanın okunması ve kurban kesilmesiyle başlatılır.

 

Güreşecek develer, sahaya gelince sahipleri eşliğinde sahada bir tur atarak izleyenlere kendilerin gösterirler. Bu durum “kısbet atma” olarak ifade edilir.

 

Deve güreşlerinde boylar; ayak, orta başaltı ve baş şeklinde ayrılmakla birlikte günümüzde bu sınıflandırmadan ziyade “çatım” olarak ifade edilen eşleştirmeler daha çok develerin tecrübe, güreş tekniği gibi özellikleri dikkate alınarak yapılmaktadır.

 

Develer havutla ve gün içinde bir defa güreşir. Güreşirken develerin ağzı bağlı olur. Tecrübeli bir deve tecrübesiz bir deveyle güreştirilmez. Oyun tekniği açısından sağdan güreşen sağcı deve sağcı deveyle, soldan güreşen solcu deve solcu deveyle güreştirilmez; karşıt oyun tekniğindeki deveyle ya da yönsüz güreşen deveyle güreştirilirler.

 

Güreş süresi genellikle on dakikadır. Rakibini bağırtan, kaçırtan, yıkan ve havutunu toprağa değdiren deve galip sayılır.

 

Develerin güreşlerde yaptıkları oyunlar; makas, bağ/kapan, tam bağ, yarım bağ, çengel, düz çengel, kol atma, kol kaldırma vb.dir. Develer bu oyun tekniklerine göre de yönlü-yönsüz, sağcı-solcu, tekçi, çengelci, makasçı gibi isimler alır.

 

Güreş tekniği, rakip devenin başını göğsü altına almak ve oturmak şeklinde olan develere “bağcı” denir. Başıyla rakip devenin ön ayaklarına hamle yapan develere “tekçi” denir. Ayaklarıyla rakibinin ayağına çelme atan, kilitleyerek oturan deveye çengelci denir.

 

Güreşler sırasında süresi dolan ve birbirine zarar vereceği anlaşılan develer saha hakeminin düdük çalmasını takiben urgancılar aracılığıyla ayrılır.

 

Güreşen bütün develere halı ve para ödülü verilir ancak iyi güreşen deveye daha yüksek para ödülü verilir. Ayrıca, iddialı develer varsa ya da valilik kupası, kaymakamlık kupası, belediye başkanlık kupası, dernek kupası adı altında kupa güreşleri yapılır.

 

 

 

            Not: Katkılarından dolayı Süleyman ÖREN, Tarcan OĞUZ (Yatağan) ve Yatağan Belediyesine teşekkür ederiz.

Hazırlayan: Bircan KALAYCI DURDU

                                                         (Folklor Araştırmacısı)