Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Muğla

Muğla
Haritalar
Turizm
turkuaz cennet
Anasayfa Site Ağacı Arama  
turkuaz cennet
Muğla Türküleri

                                                                BODRUM HAKİMİ

                                                              Bodrum Hakimi.mp3


Mefaret Tüzün aslen Balıkesir Balya nüfusunda kayıtlıdır. Tavşanlı’da görevli iken Bodrum’a tayin olur. Hakimlik mesleği dolayısı ile iş arkadaşları erkeklerdir. Bu durum ise kasaba hanımları arasında olmadık dedikodulara meydan vermektedir. Bu nedenle bunalıma girdiği ve intihar ettiği analatılır.
 

 

mefaret tüzünBodrumlular erken biçer  ekini

Feleğe kurban mı gittin Bodrum Hakimi

Nasıl astın Mefaret hanım ipe de kendini

Altın makas gümüş bıçak ile doğradılar tenini

 

Şu Bodrum’un dağlarında ceylanlar dolaşır

Kara haber Mefaret  hanım pek tez ulaşır

Hakim hanımın memleketi Kütahya Tavşan

Hakim hanım sen eyledin bizleri perişan


 

 

ÇÖKERTME

Çökertme.mp3


Van İli Erçiş ilçesi, Bozüyük köyünden göç eden Halil’in ailesi önce İstanköy’e oradan da Bodrum Karabağ’daki Bekiroğlu tepesine yerleşir. Demirci Ali Usta burada evlenir ve Halil doğar.

Namus meselesi yüzünden kızkardeşini öldüren Halil kaçak gezerken, katıldığı bir düğünde Rumlar tarafından ihbar edilir ve 7 yıl hapiste yatar. Bu olaydan Rumlar’a kin gütmeye başalar. Halil bu arada türküde ‘Çakır Gülsüm’ diye adlandırılan Hafize Alagöz adlı kadına aşık olur ve onu Karakaya’daki bir düğünden kaçırır.  Gülsüm ve annesi Bodrum’un yönetiminden sorumlu Çerkez kaymakam olarak bilinen Ömer Lütfi Bey’in hizmetinden sorumludurlar. Türküde adı geçen İbrahim Çavuş ise Gülsüm’ün eski kocasıdır, kolcudur ve Halil’in arkadaşı olduğu için onu kollamaktadır. Gülsüm’ü ikinci kez Karabağ’daki evinden dağa kaldırınca Halil’e çok kızan kaymakam peşine Selamoğlu adlı birisini salar. Fakat Selamoğlu Halil’in arkadaşıdır ve onu uyarır. Halil uyarıyı dinler ve Kosta Paho’nun ( Koslu-İstanköylü Paho) teknesiyle adalara kaçmak üzere kayığa biner ve kayık Aspat’tan Bitez’e gelir, demir atar. Halil’in Rumlarla arasındaki husumeti nedeniyle Paho, Tayfa Andon aracılığı ile kaymakama haber salar. Kaymakamın emriyle denizden kol kayığı ile Kolcubaşı ‘Barka’nın ali’ harekete geçer. Karadan da jandarma kamutanı Ömer Çavuş pusuya yatar. Halil, yanında Gülsüm ile kayıktadır ve bilmeden Pahonun ağılı içkisini içerler ve uykuya dalarlar. Paho demir alıp kayığı sahile çekerken, Ömer Çavuş askere ateş emrini verir. Buarada Barka’nın Ali Paho’nun kayığa rampa yapar ve Halil’i bacağından yaralar. Halil bir süre yaralı durumda karşı koysa da yakalanır ve nezarete atılır. Nezarethanede Ömer Çavuş tarafındanboğularak öldürülen Halil, elbiseleri ile birlikte gizlice gömülür.

Çökertme’den çıktım da Halilim aman başım selamet

Bitez de yalısına varmadan Halilim aman koptu kıyamet

Arkadaşım İbram Çavuş Allahıma emanet

Burası daq Aspat değil Halilim aman Bitez yalısı

Ciğerime ateş saldı aman kurşun yarası

Gidelim gidelim Halilim Çökertme’ye varalım

Kolcular gelirse Halilim nerelere kaçalım

Teslim olmayalım Halilim aman kurşun saçalım

Burası da Aspat değil Halilim aman Bitez yalısı

Ciğerime ateş saldı aman kurşun yarası

 

FERAYE (FERAYİ)

Feraye.mp3

Menteşe Beyi Yakup Bey’in oğlu İlyas, Türkmen güzeli Feraye’ye sevdalanır. Bey önce itiraz etse de sonunda oğlunun isteğine boyun eğer ve Marçal dağındaki obanın yolunu tutar. Kızı, babası Türkmen demircisinden ister. Babası kızı verir fakat ağabeyi Mıstık ‘bizden habersiz nerede söz kesmişlerdir bunlar’ diyerek bu evliliğe karşı çıkar. Bunun üzerine Feraye Kız İlyas Bey’e kaçmaya karar verir. Sarı Maya’yı (deveyi) katarlar (eşyalarını yüklerler) ve yola koyulur. Mıstık Feraye’yi takip eder, Dipsiz Kapuz’a geldiğinde Feraye’yi öldürür.Mıstık da kendini Kapuz’dan aşağı atar. Geldiğinde durumu gören Menteşe beyinin oğlu olaya çok üzülür. Türküyü kendisi mi başkası mı yaktı bilinmez ama bilinen gerçek günümüze kadar gelmesidir. Türkü MUZAFFFER SARISÖZEN tarafından Muğlalı GALİP BİLGİLİ ve RAZİYE GÜLTEN’den derlenmiştir.

Feraye’dir kızın adı Feraye                                               Demirciler demir döğer tunç olur                                  

Yar yandım aman esmer yârim de                                    Yar yandım aman esmer yârim de

Aman da Feraye                                                              Aman da tunç olur

Türkmen de kızı katarlamış mayayı                                  Sevip sevip ayrılması güç olur

                                

Yar yandım aman esmer yârim de                                    Yar yandım aman esmer yârim de

Aman da aman mayayı                                                     Aman da aman güç olur

Ninni ninna ninni ninna                                                      Ninni ninna ninni ninna

Ninanay ninanay da                                                        Ninanay ninanay da              

Aman da aman Feraye                                                    Aman da aman Feraye


 

 

KERİMOĞLU ZEYBEĞİ

 

 

 

Kerimoğlu Zeybeği.mp3 

 

 Kerimoğlu Eyyüp (1882-1901) Muğla merkeze bağlı Yeşilyurt (Pisi) beldesindendir. Küçük yaşta babasını kaybetmiş, ağabeyi Hüseyin’le ikisi, anası Hatice tarafından büyütülmüşlerdir. Kendisi hayvancılıkla uğraşırken ağabeyi Hüseyin, o dönemde ‘konturbazlık’ denilen tütün kaçakçılığı yapmaktadır. Osmanlı’nın tütün ticareti  ‘Reji’ denilen yabancı tekelin eline geçmiş, Reji dışında tütün alımı yasaklanmıştır. O dönemde tütününü Reji’ye vermek istemeyen köylü ile kolluk kuvvetleri arasında birçok çatışmalar olmuştur. Ağabeyi Hüseyin de bu çatışmalar sonucu sık sık hapse girer.

Kerimoğlu Eyyüp ağabeyi Hüseyin’in hapite olduğu dönemlerde çevrede pek sevilmeyen işler yapmış ve tepki toplamıştır. Bir düğünde Eyyüp zeybek oynar. Ağabeyi’nin arkadaşı olan Koca Mehmet, Eyyüp’ün üstüne izinsiz oyuna kalkar. Zeybek töresinde çok büyük hakaret sayılan bu olay üzerine tartışma çıkar. Bunun üzerine Eyyüp bindirme (dolma) tabanca ile önceden hasmı olan Pisi muhtarı İzzzet Ağa’yı kolundan yaralar. Çevredekiler Eyyüp’ü fena döverler. Eyyüp anasının evine sığınır. Bu arada zaptiyeler de gelmiştir. Eyyüp kaçar, zaptiyeler kovalar. Çatışmada bir zaptiye ölür. Bir süre dağda gezen Eyyüp, dostu İbişoğlu İbrahim’in Yerkesik Çakallar mevkiindeki evinde uyurken ihbar üzerine Milaslı Arap İsmail Çavuş tarafından vurularak öldürülür. Mezarı Yerkesik’in bugün Menteşe mahallesi olan Çakallı (Çakallar) mevkiindedir.

kerimoğluHaydülen de haydülen

Karadağlar’ın sandalı da sandalı

Vurulmuş da kanıyor Kerimoğlu’nun her yanı

Haydülen de haydülen

Şu dağlarda geyik kalmadı

Oyn’ülen de kör arabım sen oyna

Senden başka yiğit kalmadı

 

 

 

ORMANCI

Ormancı.mp3 

 1946 yılının Temmuz ayıdır. Muğla’nın Gevenes köyü civarında çıkan orman yangınını kontrol altına alabilmek için orman koruma ve bakım memuru Sarı Mehmet  (İn) Gevenes köyü muhtarı Tevfik Cezayir’den bekçi ister. Tevfik Cezayir, iş zamanı olduğu gerekçesiyle bekçi vermek istemez. Muhtar Tevfik o sırada arkadaşı Mustafa ile dama oyknamaktadır. Ormancı ısrar edince tartışma çıkar. Tartışmaya Mustafa da karışır. Öfkelenen ormancı dama taşlarını devirir. Buna kızan Mustafa, Ormancı’yı tartaklar. Bu esnada ormancı bıçağını çeker ve Mustafa’yı yaralar. Mustafa can acısıyla tabancasına çeker. Ona engel olmak isteyen Tevfik üzerine atlar. O anda silah ateş alır ve Tevfik yaralanır. Muğla devlet hastanesine kaldırılan Tevfik kan kaybından ölür.

 

Çıktım Belen kahvesine baktım ovaya                    Gevenis’in suları hoştur içmeye

Bay Mustafa çağırdı dama oynamaya                     İçinde köprüsü var gelip geçmeye

Ormancı da gelir gelmez yıkar masayı                    Tevfik’imi vurdular hiç mi hiçine

Söz anlamaz Ormancı çekmiş kafayı                      Yazık ettin Ormancı köyün iki gencine

Aman Ormancı yandım Ormancı                            Aman Ormancı yandım Ormancı

Köyümüze bıraktın yoktan bir acı                           Köyümüze bıraktın yoktan bir acı



                                                              


                                                               DİĞER TÜRKÜLERİMİZ...

 

 

 Abdal Zeybeği.mp3

Çömlek Kırdıran Boğazı.mp3

Deniz Üstü Köpürür.mp3

Gide Gide Yoruldum (Şahboylum).mp3

Kadıoğlu Zeybeği.mp3

Karaova Düğünü.mp3

Muğla Zeybeği.mp3

Ortaca'da Evimiz.mp3

Şu Köyceğiz Yolları.mp3

Yüce Dağ Başında Bir Koyun Meler.mp3